Tribünle ilgili burada dile getirilen olumsuzlukların birçoğuna katılmakla birlikte, dünkü maçta son yılların en iyi tribün atmosferinin oluştuğunu düşünüyorum.
60. dakika civarında, takım 2-1 yenik durumda iken yapılan sürekli tezahüratın sonuca doğrudan katkısı olduğu kesin.
Tribünlerde yer alan farklı her grubun, yaptıkları ve diğer gruplarca eleştirilen hareketleri için mutlaka gerekçeleri vardır. Bunları tribünümüzün renkleri, yaratıcılığı olarak düşünmekte yarar var.
Aslolan tribündeki bütün renklerin sahiplenmesi gereken temel değerler:
- Misafire ve rakibe saygı duymak,
- Sonuç ne olursa olsun takıma, oyuncuya her zaman sahip çıkmak,
- Küfürden uzak durmak,
- Yalnızca maç seyretmek için oraya gelmiş olanlara da uygun ortam sağlamak,
- ...
Kuşkusuz böyle ilkeleri takmayanlar da olacaktır her zaman. Bunun önüne geçmek mümkün değil. Bizim yapabileceğimiz, doğrularımıza sürekli sahip çıkarak sabırla beklemek olabilir.


Alıntı
bence alkaralar aşağı inmeli ve tele yakın olmalı.
), alkaraların tamamının tele yakın oturmasının düşünemiyorum
) ve zaman zaman ayağa kalkmaya, zaman zaman oturmaya geliyoruz oraya... yerimizi korumak konusundaki hassasiyetimiz bundan kaynaklıdır. zamanında çok mücadele ederek istanbul takımlarının elinden aldığımız maraton demirinin üstünden ayrılıp (bir not: maratona 120 kişi geçiş hikayemiz ve bugünkü gençlerbirliği tribünü...o zamanlar hayal bile edemezdik) c blok'a yerleşmemizin nedeni bağırana çağırana engel olmamak, onların da bize engel olmamasını istememizdi. vs vs vs. aslında anlatacak çok şey var ama yazılı olarak anlatmanın şu andan itibaren faydası olacağını düşünmüyorum. aramızda belli konularda görüş ayrılıkları yaşansa da, karakızıl'daki arkadaşlarla kuracağımız diyaloglar sayesinde konunun çözüleceğini düşünüyorum. biraz birbirimize zaman ve şans verelim. forumda ve facebookta konuyla ilgili kimseyi suçlayıcı ve kırıcı ifade de kullanmayalım. karşımızda konuşarak anlaşabileceğimiz insanlar var, bu şansımızı kullanalım.

Paylaş