allah, seküler bir insanın yolunu başakşehir'e düşürmesin, diyerek başlamak istiyorum sözlerime! nedenini özelden yazarım isteyenlere; fakat şunları not etmeliyim:

her şey fazlasıyla yapay ve ruhsuzdu. maç çıkışı konuşuyorduk, mali'nin epey hoşuna da gitmişti, çocuk tribünü meselesi. evet, güzel de, sadece şeklen öyle. o yapaylıktan bir şey çıkmaz. kurulacak manevi bir bağ yok arada. ve iddialı bir şekilde söylüyorum: o tribünden ilerde hiç kimse sadece başakşehir'i tutmayacak! yöremdeki kimse de başakşehir'i tutmuyordu. üstelik stada girmek de hiç zor değil...

ben passolig'im olmadığı için maçı bizimkilerden ayrı izledim. çocuklara ve başakşehirliler'e yakındım. stada gelirken de toplu taşımayı kullandım. bütün çıkarsamalarım bu süredeki gözlerime dayanıyor. dolaysıyla ve normal olarak yanılabilirim. lakin, fotoğraf böyleydi.

maça gelmek istiyorum ama sahaya çok yakın ve alçaktan izlediğim için büyük oranda bir keşmekeş izledim. düzenli ataklar çok nadir gerçekleşti. biz kötüyüz de, rakip çok mu iyiydi, hayır. bu ligin vasatı bu. futbolu futbol olmaktan çıkarmak isteyenler amaçlarına her geçen gün daha da yaklaşıyorlar. önce sevgimiz aşındı, sonra oyun örselendi, en sonunda tribünlere müdahale edildi ve sonuç ortada. hakkaten teknik-taktik tartışmak yapılacak en son şeymiş gibi geliyor bana...