kendi çocuklarımızı haraç mezat sağa-sola veriyoruz, onların yerini de birileriyle doldurmaya çalışıyoruz. her zaman bildiğimiz, gördüğümüz şey. bir gençlerbirliği klasiği.
en son gelen haberlerden biri Koriçiba'dan Luccas Claro.
ben aşağıda paylaşmayı deneyeceğim vidyosunu, birkaç başka görüntüsünü daha izledim. hızlı ve cevval görünüyor. yerinde müdahaleleri var, seri de. ama biraz "topu oyuna döndüren stoper" kimliğinden uzak görünüyor sanki çalık'a kıyasla. tabii bunlar hep farazi şeyler. bu videolarda en "şık" görüntüler seçilip konuluyor. bekleyelim görelim. umarım hayırlı olur.
39 yıldır olmamış bir şeyi, 40. yılında olacağını beklemek en basit bir tabirle cahilliktir.
21 yaşında alt yapı gururunu satıp ondan daha iyisini getirebileceğini sanmak ise aptallıktır. söz meclisten dışarı..
bu vatandaş ahmet çalıktan çok daha iyi olsa galatasaray bunu alırdı zaten. şu küçülen dünyada bize kalacak hali yoktu ya.. hala define avcılığı, hala hayaller, boş umutlar vs. vb. vg. vd. falan..
başkanın gözleri iyi görmüyor olabilir ama bizim bunları görmemiz, beklentilerimizi başka yönlere çekmemiz lazım.
bütün akılcı yönetimlerin yapması gereken: pırıl pırıl mücevherlerimize takviyeler yapıp, takımımızı göz kamaştırıcı şekilde parlatmak yerine;
hiç ihtiyacımız olmadığı halde onları kuralsızca, fütursuzca ve nispetsizce, ihtirasla satmak niye?.
bunun neresi futbol?.
buna futbol diyenler ve bu halden çok mutlu olanlar ve bunu şiddetle ve anlamsızca savunanlar var da; ondan dedim bunca lafı..
golü önceden seziyor ve koşmaya başlıyor.
yeterince hızlı ve gol vuruşu ustalık taşıyor ama sorun şurada ki; ona bu gol pasını atacak bir oyuncu ve arkada da bu kadar boşluk bırakacak bir rakip var mı?.
üç dört takımın dışında beceriksiz ve yanlış kurulmuş takımlarla dolu bir ülkede, puana kolay ulaşma "ver topu rakibe oynasın dursun" taktiğinin uygulandığı bir ligde bu vatandaş nasıl iş çıkaracak?.
kaldı ki; bizde bu anlaşılmaz taktikle oynuyoruz. ikinci yarıda ise tamamen 1 puana dönecek çoğu maçtan beklenenler..
kalabalık defansların içerisinde iş yapabilen 21 yaşındaki irfan canı satıp bu oyuncuyu almakla kar etmiş olduk mu?.
olduk tabii hem irfanın bonservisi ile bu oyuncunun bonservisi arasındaki fark kasamıza girdi. hemde yukarı doğru çıktıkça vereceğimiz prim ve ödüller cebimize kaldı..
sn. başkanımız gibi düşünürsek..
Paylaş